Daihatsu Hakkında > Çevre Politikası
   
  Çevre Politikası
 
DAIHATSU – Çevre Teknolojileri  
 
Çevreyi korumak, dünya üzerinde yaşayan herkes için dikkate alınması gereken önemli bir konudur. Otomotiv üreticileri de çevre dostu araç üretimine yönelik ihtiyacı kabul etmektedir. Daihatsu’nun güçlü ve kompakt araçları, boyut olarak küçük ve egzoz emisyonu olarak düşüktür ve bu nedenle hem kaynak, hem de enerji korumasına sahip çevre dostu araçlardır.

Daihatsu, iyileştirilmiş yakıt verimliliği, egzoz gazlarının saflaştırılması ve temiz enerjili araçların pazarlanması gibi durumları sağlayacak yeni çevre dostu teknolojileri aktif olarak takip etmek üzere yıllar boyunca biriktirmiş olduğu kompakt araç üretim bilgi birikimini arttırmaktadır.
 
   
 
DAIHATSU – Süper Akıllı Katalizör  
 
Sürekli olarak temiz egzoz gaz çıkışı, çevreyi korumaktadır. Kendi kendini yenileyen, dünyanın ilk süper akıllı katalizörü, aynı anda hem enerjiden tasarruf ettirir, hem de egzoz gazını temizler.

Daihatsu araçlarında kullanılan “akıllı katalizör”, yenlikçi bir teknolojidir. Egzoz gazı temizleme işlevinin zamanla bozulmasını önlemek üzere, otomotiv katalizörlerinde kullanılan değerli bir metal olan paladyuma (Pd) kendini iyileştirme özelliği verdik. Bu başarıdan dolayı pek çok ödül aldık. Şu anda akıllı katalizör, Daihatsu’nun ürettiği modellerin çoğunda kullanılmaktadır.
 
 
 
   
 
Otomotiv katalizörü  
 
 
 
Bu teknolojiyi daha da ilerlettik ve üç değerli metalin paladyum (Pd), rodyum (Rh) ve platinyum (Pt) kendini yenileme özelliği kazandığı “süper akıllı katalizörü” geliştirdik. Yeni teknoloji, değerli doğal kaynakların korunması amacıyla değerli metallerin tüketimini daha da azaltmakta ve aynı zamanda daha temiz emisyonlar sağlamaktadır. Otomotiv endüstrisinde global standart haline gelme potansiyeline sahip bir teknolojidir.

Benzinli otomobiller tarafından üretilen ve yayılan egzoz gazları, tehlikeli maddeler (karbon monoksit, hidrokarbon, nitrojen oksit vs.) içermektedir. Bu tehlikeli maddelerin doğrudan atmosfere serbest bırakılmasını önlemek üzere, otomobiller kimyasal reaksiyonlar aracılığıyla egzoz gazını saflaştıran ve katalizör olarak adlandırılan bir parça ile donatılmıştır.
 
 
 
 
Bu kimyasal reaksiyonlar, paladyum ve platinyum gibi değerli metallerin mikro-partikül yüzeylerinde meydana gelir. Metal partikülleri ne kadar ince olursa, egzoz gazına maruz kalan metalin yüzey alanı o kadar büyük olur ve böylece temizleme etkisi artış gösterir. Katalizör, motorun hemen altına yerleştirilir ve motoru terk eden son derece sıcak egzoz gazına maruz kalır. Egzoz gazı sıcaklıkları, bazı koşullarda 1.000°C’ye kadar çıkmaktadır. Paladyum gibi değerli metaller yüksek sıcaklıklara karşı savunmasızdır. Yüksek sıcaklık nedeniyle mikro-partikülleri bitişikteki mikro-partiküller ile birleşir ve değerli partikülleri bir topak haline gelir. Sonuç olarak, arınma performansları kullanıldıkça düşer.

Zamanla meydana gelen katalize etme performansında bu bozulma öngörülerek, katalizörler artan miktarlarda değerli metaller ile birlikte üretilmektedir. Emisyon yönetmelikleri katılaştıkça, dünya üzerinde değerli metallerin tüketimi artış göstermiştir. Bu değerli metaller, diş hekimliği ve diğer alanlar olmak üzere elektronik ve kimya alanlarındaki uygulamalarda geniş çaplı olarak kullanılmaktadırlar. Değerli metallerin savunmasız olmaları ve miktar olarak düşük olmaları nedeniyle, otomotiv uygulamalarında tüketimlerini azaltmaya yönelik güçlü bir ihtiyaç bulunmaktadır.
 
 

 
   
 
DAIHATSU – Hızlı Katalizör Aktivasyon Sistemi  
 
Hızlı katalizör aktivasyon sistemi, motor çalışır çalışmaz arıtma işlevlerinin aktivasyonunu sağlar.

Daihatsu, sadece sürüş sırasında egzoz gazı arıtma performansını iyileştirmemiş, aynı zamanda motor çalışır çalışmaz egzoz gazı arıtma performansını da ele almış ve iyonları algılayan ve yanmayı kontrol eden, dünyanın ilk “hızlı katalizör aktivasyon sistemini” başarılı bir şekilde ticarileştirmiştir. Daihatsu, bu sistemi Japon pazarı için üretilen araçlarda kullanmaya başlamıştır.
 
 
 
  İyon algılama sensörü, mevcut ateşleme cihazlarına yerleştirilmiştir. Bu sistem, hem boyut, hem de maliyet açısından kompakt araçlarda kullanıma uygundur.

Daihatsu tarafından geliştirilmiş olan sistem, alevlerde üretilen iyonların biçim düzenine dayanan ve gerçek zamanlı olarak silindirlerin içerisinde meydana gelen yanma koşulunu algılar. İyi bir yanma koşulunu korumak üzere sınır noktada ateşlemeyi tetiklemek için, saniyenin 1/10.000’i kadar seviyelerde ateşleme zamanlamasını tam olarak kontrol eder. Bunun bir sonucu olarak, geleneksel sistemler ile karşılaştırıldığında, motorun çalışmasının hemen ardından çarpıcı bir şekilde iyileştirilmiş egzoz gazı temizleme kapasitesi elde etmiştir. Bu, yanmayı kontrol ederken, alevlerde üretilen iyonları algılayarak gerçek zamanlı bir şekilde yanma koşulunu ölçen dünyadaki ilk teknolojidir.
 
 

 
 
 
 
Katalize etme performansı karşılaştırması
Geleneksel tip ile karşılaştırıldığında, hızlı katalizör aktivasyon sistemi, egzoz gazı sıcaklığını etkin bir şekilde kullanarak, motorun çalışmasının hemen ardından yüksek katalize etme performansı sağlamaktadır.

Ateşleme süresinin yavaşlatılması, egzoz gazı sıcaklığının arttırılmasının etkin bir yoludur; ancak aşırı yavaşlatma, kötü yanmaya neden olur ve motor performansını azaltır. Daihatsu’nun sistemi, iyi yanma koşulunu sürdürmek için ateşleme süresini sınır noktasına getirmek üzere, saniyenin 1/10.000’i seviyelerinde kontrol işlevi sağlar.
 
 
 
   
 
DAIHATSU – Hibrit Araçlar
 
 
Mükemmel yakıt verimliliği ve son derece düşük seviyelerde gaz salınımı.
İlk hafif ticari araç Hijet Cargo Hybrid satışa sunuldu.
(26 Eylül 2005)


“Hibrit” kelimesi “melez” anlamına gelmektedir. Ayrıca, karşılaşılan güçlükleri telafi etmek ve avantajları en üst seviyeye çıkartmak üzere iki veya daha fazla farklı şeyin bir araya getirilmesiyle yeni bir şey oluşturmayı hedefleyen bir konsepttir. Hibrit araçlar, farklı güç kaynaklarını bir araya getirirler: benzinli motor ve elektrikli motor. Yakıt tüketimini ve emisyonları azaltmak üzere sürüş koşullarına en uygun yakıt kaynağını kullanırlar. Bataryanın şarj edilmesi için yeni bir yapı veya yeni bir çeşit yakıtın tedarikini gerektirmeyen temiz, çevre dostu bir araçtır.

İlk zamanlardan beri elektrikli araçların ticarileştirilmesini hedefleyen Daihatsu, yılların getirmiş olduğu teknoloji birikimini hibrit araçların geliştirilmesinde uygulamıştır. 1970 yılında Daihatsu, Fellow Hybrid’i geliştirmiştir. 1979 yılında, şirket ilk kez Japonya’da Delta HV kamyonu pazarlamıştır. 2001 yılında gerçekleştirilen Tokyo Motor Fuarı’nda, Daihatsu iki hibrit aracı UFE ve Atrai Hybrid-IV’i sergilemiştir.
 
   
  Daihatsu, Hijet Cargo Hybrid’i geliştirerek, bugünün en popüler temiz enerjili araçları olan yeni ticari hibrit araçlar serisine giriş yapmıştır.

Hijet Cargo Hybrid için Daihatsu, çift kom milli DVVT 3 silindirli 12 valf 660cc motor ve elektronik olarak kontrol edilen 4 vitesli otomatik şanzıman arasına yerleştirilen ince bir motor ile kompakt, tek motorlu bir hibrit sistem geliştirmiştir. Normal sürüş koşullarında motor araca güç verirken, hızlanma sırasında elektrikli motor yardımcı olur ve yakıt tüketimini azaltır. Yavaşlama esnasında elektrik üreten fren sistemi ve araç sabit durumdayken motoru stop ettiren rölantide çalışmayı durdurma sistemi ile birlikte bu hibrit sistem, yakıt etkinliği ve temiz sürüş performansı elde etmektedir.
 
 
 
   
 
Elektrikli Araçlar
 
 
Elektrikli araçlar, motoru çalıştırmak üzere, bataryalarda depolanmış olan elektrik enerjisini kullanır.
Benzinli motora sahip araçların aksine, elektrikli araçlar herhangi bir egzoz gazı salmaz ve son derece sessizdir.

Daihatsu, elektrikli araçları 1965 yılında üretmeye başlamıştır ve 35 yılı aşkın süredir Hijet tabanlı elektrikli araçlar üretmektedir. Daihatsu, karayolu ve arazi kullanımları için 8.100’den fazla elektrikli araç satmıştır.
 
   
 
DAIHATSU – Yakıt Hücreli Araçlar
 
 
Motorun çalışması sonucunda atık madde olarak sadece su çıkar.
Dünyanın en küçük yakıt hücreli aracını geliştirmeyi başardık.


Su elektrolize olduğunda, hidrojen ve oksijene ayrılır. Yakıt hücreli araçlar, motorlarını çalıştırmak üzere havadaki hidrojen ve oksijenden elektrik elde etmek üzere bu süreci ters yönde kullanan elektrikli araçlardır. Yakıt hücreli araçlar, herhangi bir zararlı madde çıkartmaz. Sadece elektrik üretimi işlemi sırasında su üretirler. Bu nedenle, havayı kirletmezler. Elektrikli motorlar kullandıklarından, en az seviyede titreşim ve gürültüye neden olurlar. Yakıt hücreli araçlar, çevreye karşı son derece duyarlıdır.
 
 
 
 
Elektrikli araçların geliştirilmesi alanında birikim sağlamış olduğu teknik uzmanlığını uygulayarak, Daihatsu 1972 yılında yakıt hücreli araçların geliştirilmesine başlamıştır. 1996 yılında, şirket tam donanımlı bir geliştirme projesi başlatmıştır. 1999 yılında, metanolden hidrojen elde etmek üzere bir metanol dönüştürücü kullanan Move EV-FC yakıt hücreli aracı duyurmuştur. Ardından Daihatsu, Toyota ile işbirliği içerisinde geliştirme faaliyetleri yürütmüş ve 2001 yılında Tokyo Motor Fuarı’nda Move FCV-K-2’yi sergilemiştir.

Move FCV-K-2, yakıt olarak yüksek basınçlı depoda bulunan hidrojeni kullanan, ilk dört kişilik yakıt hücreli araçtır. Etkin bir şekilde yakıt hücresi kullanımı için Toyota FC Stack yüksek performanslı yakıt hücresi ile ikincil bataryaları bir araya getiren bir hibrit sistem sunmaktadır. Ayrıca, fren yapıldığı sırada üretilen enerji ikincil bataryaları şarj etmek üzere kullanılmaktadır ve böylece tüm sistemin yüksek etkinlikte çalışması sağlanmaktadır. Motor ve CVT (Sürekli Değişken Oranlı Şanzıman) kombinasyonu da üstün sürüş performansı sunmaktadır.
 
 
 
 
Benzinli motora sahip araçların aksine, yakıt hücreli araçlar, yakıt hücresi sisteminin montajı için geniş bir alan gerektirir. Bu nedenle yakıt hücrelerinin, mini araçlar gibi küçük araçlar için uygun olmadığı düşünülmüştür. Daihatsu, kompakt, yüksek verime sahip Toyota FC Stack yakıt hücresini kullanarak ve yakıt hücresi sistemini basitleştirerek dünyanın en küçük dört kişilik mini yakıt hücreli aracının geliştirilmesiyle bu yanlış algıyı ortadan kaldırmıştır. Ardından Ocak 2003’te, Daihatsu’nun yakıt hücreli aracı Japonya Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından karayolunda kullanım için onaylanmıştır. Bu sertifikasyonu alan ilk mini yakıt hücreli araç olmuştur. Şubat 2003'te Daihatsu, yakıt hücreli aracın kamuya açık yollarda yol testini başlatmıştır. Şehir dışı araç kullanımı amaçlı, sürüş verilerini toplamakta ve ticarileştirmeye yönelik gelişimi desteklemekteyiz.
 
   
 
DAIHATSU – CNG’li Araçlar
 
 
Düşük toksik boşaltım seviyeleriyle, çevre dostu CNG’li araçlar

Özellikle büyük şehirlerde çevreyi korumak ve benzine alternatif enerji kaynaklarını desteklemek üzere büyük çabalar gösterilirken, doğal gazlı araçlar giderek daha fazla ilgi görmeye başlamıştır. Bu araçlar yakıt olarak sıkıştırılmış doğal gaz (CNG) kullandığından CNG’li araçlar olarak adlandırılmaktadırlar. CNG’li araçlara, sıkıştırılmış doğal gaz içeren bir silindir monte edilmektedir. Bu gaz borudan geçtikçe, basıncı azalmakta ve motora ulaşmadan önce havayla karışmaktadır.

CNG’li araçlardan yayılan ve küresel ısınmanın ana nedeni olan CO2 (karbondioksit) miktarı, benzinli motora sahip araçlardan yayılana oranla %20 ila %30 daha düşüktür. CNG’li araçlar kullanılarak, NO2 (nitrojen oksit) ve CO (karbon monoksit) gibi siyah dumana ve hava kirliliğine neden olan diğer maddeler de önemli ölçüde azaltılabilir.

Daihatsu, Hijet Van CNG ticari mini aracı 1994 yılında pazara sunmuştur. Bugün, iki çeşit CNG’li araç sunmaktayız: Mira Van CNG ve Hijet Cargo CNG.
 
   
 
Anasayfa   Başa Dön
  Yazdır
Kişisel Verilerin Korunması
Bayi Ağı Haber Grubu Üyeliği Global
Copyright Daihatsu.com.tr tüm hakları saklıdır. Yasal Bilgiler
Web Tasarımı